Tabuları Yıkan Kadın - Duygu Asena

Kasım 08, 2017
Kadının Adı Yok

Artık bloğum olduğu ve beni ben yapan bazı dostlara minnet borcumu ödeyebildiğim için çok mutluyum. Sevgili Duygu Asena da bu dostlardan biriydi. Çocukluktan genç kızlığa geçiş döneminde hala prenslerle prenseslerin varlığına inanan ben, Kadının Adı Yok kitabını okumuş ve bambaşka bir dünyanın varlığından haberdar olmuştum.


Araştırmamı, sorgulamamı ve gelişmemi sağlayanlardan biri olduğu için de, bu eşsiz kadına minnet duyuyorum. Kendimi bir prenses olarak değil birey olarak görüyorsam, bunun sorumlularından biri de O' dur. Belki yazarlığımı değil ama kişiliğimi törpüleyen en önemli insanlardan biridir. Okurken birçok kişinin ' hah feminist işte' diyeceğini adım gibi biliyorum. Ama Duygu Asena, sadece feminist olmaktan öte bir insandı bana göre. Kitaplarını yazdığı yıllarda neredeyse dağları yerinden oynatmış, bazı tabuların tartışılmasını ve sorgulanmasını sağlamıştı. Hayatı boyunca da Kadın Hakları için savaş verdi. Ayrıca tüm feministler çirkindir lafını çürütecek kadar da hoş bir kadındı:) Feminist olup kadın haklarını savunmanın da neresi kötü ayrıca bilemiyorum. Herkes kadın veya erkek; özgür bir birey olabilme savaşı vermeli.  İşine gelmeyenlerin tepkileri olarak görüyorum bu anlamsız tepkileri. Bu yüzyılda bile hala erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz ve cinsiyetlerinden başka ellerinde bir şey olmayan bazı erkekler de bu egemenliği yitirmemeye pek kararlılar.


Kadının Adı Yok kitabını arkadaşımla Tüyap Kitap Fuarı' ndan deliler gibi heyecanlanarak almış ve ailelerimiz okumamıza izin vermez diye geceleri gizli gizli yorgan altında lambayla okumuştuk :) Okuduğum diğer kitaplarının da pinterestte bulduğum resimlerini ekliyorum ilgilenen olur diye.

Duygu Asena

Duygu Asena

Duygu Asena


Duygu Asena

Duygu Asena

Günün birinde bir kızım olursa, kendi kendime onu bir birey olarak yetiştireceğime ve ayakları üzerinde sağlam basan; kimseye muhtaç olmadan yaşamayı bilen bir kadın olması için elimden geleni yapacağıma dair kendime söz vermiştim. Artık bir kızım var ve umarım bu sözlerimi tutabilirim.
Üzüldüğüm tek nokta hayattayken kendisiyle tanışamamış olmamdır. Sizlere kısaca hayatı ile ilgili google' dan derlediğim bilgileri de vermek istiyorum:
19 Nisan 1946 yılında İstanbul' da dünyaya gelen Duygu Asena, İstanbul Üniversitesi Pedagoji Bölümünü bitirdi. Kadınca, Onyedi, Ev Kadını, Bella, Kim, Negatif dergilerini yönetti. Gazeteciliğe Hürriyet gazetesinde başladı. O dönemde yazdığı yazılara Şirin imzasını atıyordu.  Milliyet, Cumhuriyet ve Yarın gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.
İlk Kitabı Kadının Adı Yok yayınlanmadan tartışmalara yol açmış ve 2 yıllık mahkeme sürecinden sonra yayınlanabilmişti.
Sevgili Duygu Asena nurlar içinde yat. Hayatıma dokunduğun için teşekkürler. Seni hiç unutmayacağım...

11 yorum:

  1. Hey gidi günler, bu güzel kadına ölümü hiç yakıştırmamıştım tövbe tövbeeee....sanki hepimiz ölmeyeceğiz:( benim de gençlik yıllarımda çok ünlü olmuştu Kadının Adı Yok, hemen gidip aldığımı hatırlıyorum çünkü zaten Kadınca dergisini her hafta alırdık. Hala çıkıyor mu o dergi bilmiyorum uzun yıllardır okumuyorum. Mekanı cennet olsun.Türkiye'yi feminizmle tanıştıran oydu gibi aklımda kaldı.

    YanıtlaSil
  2. kadınca dergisindeki yazılarına bayılırdım ben...

    YanıtlaSil
  3. Ben de lisenin sanıyorum ilk yılında 'Aslında Özgürsün' kitabını tam da bahsettiğiniz gibi ailemden gizlice okumuştum :) Dili, anlattıkları tokat gibi inmişti suratıma. Hakikaten böyle kadınlar iyi ki yazmış ve iyi ki yazıyor korkmadan.

    YanıtlaSil
  4. Kitabı gizli saklı bulup okuduğumu ve filmini de kimseye söylemeden bir arkadaşımla gidip izlediğimi hatırlıyorum ben de. Çevremdeki çoğunluk kadını heyecanlandıran bir girişimdi onunkisi ama bakıyorum da o zamandan bu yana köklü değişim yok kadınlar için :(
    Ne iyi oldu Duygu Asena' yı hatırlatmanız... içimde hem acıyan hem de hala çok taze duygular var onunla ilgili.

    YanıtlaSil
  5. İlk okuduğumda çok bencilce gelmişti, sonradan anlamıştım. İyi ki yazmış o kitapları. Huzur içinde yatsın.

    YanıtlaSil
  6. Nur içinde yatsın. Bu kitabını okumadan filmini izlemiştim canım. Daha gençtim çok etkilenmiştim. İlk izlediğim tematik tarzı filmdi ve konusu canımı sıkmıştı dediğin gibi hayaller ve hayatlar . İyi ki o çizgiyi bize göstermiş. Emeğine sağlık

    YanıtlaSil
  7. Cesur ve dik bir kadındı.. İlk okuduğumda ben de nasıl yani diye kalakalmıştım çok iyi hatırlıyorum...
    İyi ki vardı dediğim insanlardan benim de... Işıklar içinde uyusun ♥

    YanıtlaSil
  8. çok güzel bir yazı olmuş, birkaç kitabını çok severek okumuştum ..

    YanıtlaSil
  9. Kitaplarına bir göz atayım. Paylaştığınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Kadınca ve Kim dergisini net hatırlıyorum. Kitaplarını da okudum. Kendisi ve kitapları ile ilgili tartışmaları da hatırlıyorum. O devirde yine normaldi biz hala bu konuları tartışıyoruz kaç yıl sonra, ne garip. Gerçekten nurlar içinde yatsın.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.